Turkcell hediye dağıtıyor

ipodTurkcell 3G teknolojisini duyurmak için güzel bir kampanya başlatmış durumda. Yaptığı ufak bir yarışma ile hem 3G teknolojisini duyurup hemde kullanıcılara 10 adet ipod 10 adet blackberry bold ve 10 adet HTC touch kazanma şansı veriyor.

Bu ödüllrden birini kazanmak ise çok basit. Sadece yapmanız gereken BURADAN siteye girmek ve dağınık halde duran parçaları bir araya getirmek.

Başta ben biraz uğraştım ama sizlerin bu kadar uğraşmasına gerek yok. Çünkü ben kampanyanın turkcell olduğunu bilmediğim için tüm parçaları tek bir parça yapmaya çalıştım dolayısıylada uzun sürdü.Ama sizin böyle bir derdiniz olmaması için yazacağınız şey 3G :) Bunu bildikten sonra ise yapması kolay.Ama yinede yapamayanlar sorarsa yardımcı olurum

Son olarak ise bilmeniz gereken her bilgisayardan 1 defa katılabilecek olmanız.Aksi taktirde hediye kazansanız da hediyenizi alamazsınız. Birde kampanya 22 haziran-14 temmuz harihleri arasında. Kazananlar ise turkcell in sitesinden ve akşam gazetesinden öğrenilebilecek

Not: Kampanya bireysel turcell aboneleriyle sınırlıdır.

Mp3 kesme düzenleme dönüştürme | Goldwave |

goldvaweBu program ses dosyalarınıza efektler ekleme, istediğiniz bölümleri kesip alma veya bir ses dosyasındaki bazı bölümleri başka ses dosyalarına ekleyerek yeni ses dosyaları elde edebilme imkanını sizlere sunuyor

Büyüklük olarak 4 gigabyte’a kadar olan dosyaları düzenleyebiliyor. Programın diğer avantajları ise şöyle; Seslere birden fazla efekt verme, kolay kullanım, özelleştirilebilir araç çubukları, sürükle ve bırak desteği, kaliteli sonuçlar elde edebilme (24 bit, 192kHz) gibi.

GoldWave profesyonel bir dijital ses düzenleme yazılımıdır. Yazılımı kullanarak ses dosyalarini oynatabilir, yeniden oluşturabilir, düzenleyebilir, kaydedebilir, analiz edebilir, yeniden yapılandırabilir veya zenginleştirebilirsiniz.

Yazılımın Genel Özellikleri:

- Bir oturumda birden fazla dosya ile çalışabilmek için ‘Çoklu Döküman Arayüzü’ne sahiptir.
- Çok büyük boyutlu dosyaları düzenleyebilme: 4GB ve daha büyük boyutlu dosyaları (yalnızca NTFS).
- Yapılandırılabilir sistem belleği ve sabit sürücü düzenlemeleri.
- Yüksek kalite: 24 bit, 192kHz
- Gerçek-zamanlı görsellik: çubuk grafik, dalga şekil grafiği, düzey grafiği…
- Hızlı düzenleme: kes, kopyala, yapıştır…
- Çoklu geril alma işlem düzeyleri.
- Önceden görüntüleme ve ayarlama efektleri.
- Ses onarma süzgeçleri: gürültü indirgeme,
- Desteklenen dosya biçimleri: WAV, MP3, OGG, AiFF, AU, VOX, MAT, SND, VOC, RAW çift verileri, metin versi ve daha fazlası
- DirectX ses eklentilerine destek.
- Efekt dizilerini düzenleyebilme.
- Ses CD’si Okuyucu
- Toplu işlem ve dönüştürme yapabilme.
- Dosya parçalama özellikleri, kesim noktalarını sürükleyip-yapıştırma ve otomatik kesim yapabilme.
- Fare ile doğrudan ses dalgalarını düzenleyebilme.
- Uyarlanabilir ara. çubukları.
- Uyarlanabilir dalga renklendirmeleri.
- Düzgün, dost canlısı, kolay kullanımlı kullanıcı arayüzü.
- Birkaç dahili ulaşılabilirlik özelliği ve klavye kısa yolları.
- Mükemmel değer.

Programın son sürümü olan 5.52 sürümüne  Buradan ulaşabilir ve Buradan da yamalarına ulaşabilirsiniz

Şimdi ise resimlerle sizlere ses dosyalarınızı nasıl düzenleyebileceğinizi göstereceğim…


Yazinin tamamini oku →

TrustRank Nedir?

googleTrustRank güven ve sıralama kelimelerinin birleşiminden oluşmuş ingilizce bir kelimedir. Webmaster olarak ise bizi ilgilendiren kısmı yakın bir zaman içerisinde Google’ın sitelere karşı önemsediği bir bakış açısı halini almıştır.Anlayacağınız TrustRank  Google’ın siteyi güven açısından değerlendirmesi demektir..Güven kavramını açmamız gerekirse; sitenin yaşı,kullanıcıların memnuniyeti (ziyaretçi sadakati),sitenin spam veya virüs tehditi taşıma durumu vs.TrustRank’in PageRank gibi somut bir değer taşıdığı söylenemez.Belki Google tarafından TrustRank adında bir ölçüm sistemi de geliştirilmemiş olabilir ama son günlerde PR’ı yüksek olmasına rağmen arama motorunda pek kaale alınmayan siteleri görünce böyle bir kavramın kullanılması gerektiğini anlıyoruz.Bana göre de mantıklı olan TrustRank çünkü PageRank kimi site sahiplerince suistimal edilebiliyor.

PageRank değerini yükseltmek için yapılabilecek başlıca bir kaç şey vardır.Site sahibi olanlar bunları hemen uygulayıp kısa zamanda etkili PR sonuçları alabilmektedirler.Google’ın aramalarda daha etkili sonuçlar çıkarma isteği PR değerini bilinen yollarla yükselten webmasterlarca suistimal edilmektedir.İşte bunu önleme adına PR sistemi kaldırılmamış fakat TrustRank adında yukarıda bahsettiğimiz sistem devreye sokulmuştur.

PageRank’ı yükseltmeyi belli başlı etkenlerle herkes yapabilir ama TrustRank sitenin kalitesiyle doğru orantılı değişen bir değerlendirme olduğu için herkes kaliteli ve faydalı siteler yapamaz.İnsanlığa yararlı sitelerin TrustRank’ı kaliteleri ve ziyaretçi memnuniyeti neticesinde yüksek olur.Tüm bunların ışığında TrustRank’in her site için var olduğu ve gizli ölçümlerle siteleri sıraladığı ortaya çıkıyor.

Yeni Öss sistemi

osymÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan’ın yaptığı açıklamaya göre , gelecek yıldan itibaren üniversiteye girişte uygulanacak yeni sistem ile ilgili henüz kesinleşmemiş konuların netleştirilerek en geç temmuz ayı içinde kamuoyuna duyurulacağını bildirdi.
Yeni sistemin Yükseköğretim Geçiş Sınavı (YGS) ve Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) şeklinde iki aşamadan oluşacağını, ilk aşamada baraj puanını geçen adayların ikinci aşamaya girebileceklerini ifade eden Yarımağan, ikinci aşamada, Matematik, Fen Bilimleri, Edebiyat-Coğrafya, Sosyal Bilimler ve Yabancı Dil alanlarında ayrı ayrı sınav uygulanacağını belirtti. Birici aşamayı geçen adayların ikinci aşamada istedikleri alanda sınava girmelerine imkan tanınacağını vurgulayan Yarımağan şöyle konuştu:

“Benim tahminim, adayların, örneğin yüzde 95′i ikinci aşamada iki sınava veya bir sınava girecek. Adayların belki yüzde 5′i üç sınava girebilir, binde 1′i de beş sınava girebilir. Yani 200-300 kişi veya maksimum 500 kişi beş sınavın hepsine girebilir. Neden? Çünkü bu kadar kitle içinde değişik amaçlarla sınava girenler var. Sınava girenlerin hepsinin üniversiteye girme amacının olmadığını da sizlere söylemek istiyorum. Az sayıda da olsa çok değişik amaçlarla sınava girenler var. Mesela benim bildiğim, 10 senedir bir karı-kocanın birbiriyle yarışmak için sınava girdiğidir. ‘Kim daha yüksek puan alacak’ diye giriyorlar. Nihayetinde 40 liralık bir ücretle yapılabilecek bir iş. Sınavdan zevk alan insanlar var. Ancak ikinci aşamada beş sınav yapıyoruz diye bu, herkesin beş sınava gireceği anlamına gelmiyor.”

“DÖRT PUAN TÜRÜ OLUŞTU”

Sınav sonuçlarının değerlendirilmesi sonucunda oluşturulacak puan türleri konusunda üniversitelerden görüş aldıklarını kaydeden Yarımağan, bu görüşler doğrultusunda Matematik-Fen (MF), Türkçe-Sosyal (TS), Türkçe-Matematik (TM) ve Dil puan alanlarının ortaya çıktığını belirtti. Bu alanların kendi alt puan türleri olacağını ifade eden Yarımağan, “Örneğin MF puanı, MF-1, MF2 şeklinde alt puanlar olabilir, diğerleri de aynı şekilde iki-üç alt puandan oluşabilir” diye konuştu.

Yarımağan, bir programa bu sene hangi puan türünde giriliyorsa, yeni sistemde de aynı puan türünde girilmesinin sağlanacağını söyledi.

Kamuoyunda, “ÖSYM lise müfredatını dikkate almıyor. Müfredat dışı sorular sorulduğu için öğrenciler dershaneye gitmek durumunda kalıyor” şeklinde yanlış algılama olduğunu kaydeden Yarımağan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Oysa bu, bugün de doğru değil, 2010 yılında da doğru olmayacak. Biz müfredatta olmayan bir kelime bile sormuyoruz. ‘ÖSYM müfredat dışı soru soruyor’ değerlendirmesini doğru bulmuyorum. Bizim sorduğumuz her şey müfredatta olan şeyler. Müfredatı da olabildiğince kapsamaya çalışıyoruz, seçmeli dersler hariç. Doğal olarak seçmeli derslerden soru sormamız mümkün değil.”

“DEĞİŞİKLİK RADİKAL DEĞİL”

Yarımağan, gelecek yıl uygulamaya girecek yeni sistemin aslında 2006 yılında uygulanmaya başlayan sistemin bir devamı niteliğinde olduğunu, “radikal bir değişiklik yapılmadığını” vurguladı. Yeni sistemin “bir uygulama farklılığı” olacağını söyleyen Yarımağan, sınavın bir yerine iki aşamadan oluşacağını, ikinci aşamada adayların bilgilerini ölçmek için derslerden daha fazla soru yöneltileceğini yineledi. Yarımağan, “Dolayısıyla adayların tedirgin olmasına gerek yok. Aynı tür derslerden aynı tür sorulara yanıt verecekler ama bu sefer soruların sayısı fazla” dedi.

YGS’nin nisan ayının ilk yarısında, LYS’nin de haziran ayının ikinci yarısında yapılmasının düşünüldüğünü belirten Yarımağan, YÖK’ün yeni sistemle ilgili sadece çerçeve kararı bulunduğunu, ancak sınavın detayları konusunda bazı konuların netlik kazanmadığını belirtti. Yarımağan, bu konuların bu ay içinde kamuoyuna açıklanmasını istediğini, ancak YÖK’ün çalışmalarının yoğunluğu nedeniyle bunun gerçekleşmeyebileceğini söyledi. Yarımağan, kesinleşmeyen konuların netleştirilerek en geç temmuz ayı içinde kamuoyuna duyurulacağını bildirdi.

“YETERSİZ NESİLLER YETİŞİR”

Yarımağan, sınav sorularının hepsinin çoktan seçmeli test şeklinde olmasını doğru bulmadığı yönündeki görüşünü de tekrarladı.

Çoktan seçmeli test uygulamasını birçok ülkenin terk etmeye başladığını söyleyen Yarımağan, İngiltere’de sadece klasik sınav uygulandığını, ABD’de çoktan seçmeli test sorularının yanı sıra açık uçlu sorular da yöneltildiğini anlattı.

Yarımağan, çoktan seçmeli test usulünün öğrencilerin ifade ve analiz yeteneklerini geliştirmediğini belirterek, bütün eğitim sisteminde bu yöntemle sınav yapılması halinde “çok yetersiz nesiller yetişeceğini” ifade etti. Yarımağan, bu nedenle birkaç yıl sonra üniversiteye giriş sınavlarında da açık uçlu sorular yöneltmeyi planladıklarını dile getirdi

Cep telefonunda üç boyutlu televizyon keyfi

tv

İleri mobile teknolojilerinin Avrupa versiyonunu hedefleyen projede, üçüncü boyut için aktarım sistemleri ve yeni nesil ekranlara sahip cep telefonları tasarlanıyor.

ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gözde B. Akar, AA muhabirine AB 7. Çerçeve Programı kapsamında desteklenen ”Mobile 3DTV” projesini anlattı.

Üç boyutlu görüntülerin gerçeklik algısını güçlendirdiğini vurgulayan Akar, bu algının özellikle futbol maçları, sinema filmleri ve efektlerde daha güçlü hissedildiğini belirtti.

Kore ve Japonya’da ülkelerin üç boyutlu TV ve mobil teknolojilere büyük yatırım yaptığını vurgulayan Akar, ayrıca bu teknoloji için gereken çekim, stüdyo ve görüntüleme teknolojilerinin de giderek geliştiğine dikkati çekti.

Günümüz TV yayıncılığının uydu ya da kablo yoluyla analog olarak yapıldığını kaydeden Akar, Türkiye’nin 2014′e kadar sayısal yayına geçeceğini belirterek, bu teknolojinin gelmesiyle cep telefonlarından TV yayınlarının yüksek kalitede izlenebileceğini söyledi.

-”PROJEDE ÇOK SAYIDA BİLİM İNSANI ÇALIŞIYOR”-

Mobile 3DTV projesinin, Bilkent Üniversitesi’nden Prof. Dr. Levent Onural’ın önderliğindeki Üç Boyutlu Televizyon (3DTV) projesinde edinilen bilgilerin, telsiz iletişim için uyarlanmasını hedefleyen bir proje olduğunu anlatan Akar, projede 4 ülkenin 6 araştırma kurumundan çok sayıda bilim insanının çalıştığını kaydetti.

Akar, proje ortakları arasında Digital Video Broadcast-Handheld (DVB-H) konusundaki çalışmalarıyla dünyada liderlik yapan Tampere Üniversitesi, MPEG2-MPEG4-H.264 gibi video kodlama standartlarında çok aktif olan HHI, multimedya donanımları konusunda çok başarılı KOBİ şirketlerinden birisi olan MMS’in de bulunduğunu aktardı.

Akar, projenin toplam bütçesinin 3 milyon Avro olduğunu, Türkiye’nin ise bu bütçeden 280 bin Avro kullanacağını belirtti.

-”AMAÇ ÜÇ BOYUTLU YAYIN”-

Avrupa Birliği’nin cep telefonundan televizyon yayınında (cep televizyonu) yayın teknolojisi olarak DVB-H’i destekleme kararı aldığını bildiren Akar, bu teknolojinin cep telefonunun dev ülkelerinden Finlandiya’da da yaygın bir şekilde kullanıldığını dile getirdi.

Projenin ana amacının DVB-H üzerinden üç boyutlu yayın yapmak olduğunu kaydeden Akar, ayrıca üçüncü boyut için gerekli görüntülemeyi sağlayacak yeni nesil ekranlara sahip cep telefonlarının da tasarlandığına işaret etti.

Türkiye’de sayısal yayıncılığa geçişle birlikte üç boyutlu televizyonlardaki yayın kalitesine cep telefonundan da yakalanacağını dile getiren Akar, ”Üç boyutlu TV’nin Japonya’da deneme yayınları başladı. Bu ülkede televizyon seyredilebilecek mobil cihazlar çok satıyor. Biz bu teknolojinin Avrupa versiyonunu gerekleştireceğiz” diye konuştu.

-TÜRK ARAŞTIRMACILAR NE YAPIYOR?-

Beş iş paketinden oluşan projede, hataya dayanıklı üç boyutlu videonun iletiminin koordinasyonunu üstlendiklerini dile getiren Akar, ayrıca üç boyutlu görüntülemede kullanılacak cep telefonu işlemcisi üzerinde de pek çok yenilik yaptıklarını aktardı.

Akar, şunları kaydetti:

”Üç boyutlu görüntüleme sağlayan cep telefonunun işlemcisine yeni özellikler katacak yazılımlar geliştiriyoruz. Mesela, üç boyutlu görüntüyü görebilmek için doğru açıyı bulmak gerekiyor. Burada yaptığımız bir sensör elin hareketini algılıyor ve buna göre üç boyutlu görüntünün net açısını ayarlıyor.

Yayın kalitesinin bozulması ya da yayının kesilmesi gibi durumlarla da karşılaşmamak için kişinin bulunduğu yerden bu üç boyutlu yayınları almasını sağlıyoruz.”

Akar, proje kapsamında ayrıca cep telefonundan üç boyutlu oyunların oynanabileceğini ve her türlü simülasyonun da üç boyutlu olabileceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: Zaman.com.tr